|
.wrote:
Sen varken her şeyim vardı
yine bir gömlek alabilecek kadar bile param yoktu cebimde,ama zaten bir gömlek almak gibi bir hayal kurmuyordum...İlk fırsatta sana bir toka ya da yeterse;eşarp almak için biriktiriyordum harçlıklarımı... Sen varken her şeyim vardı yine ayakkabılarımın eskidiklerini ilk yaz sonu yağmurlarıyla anlardım,ama dert etmezdim çünkü nasılsa bir ayakkabım olacaktı,ama seni sudan dönüşünde,omzunda boyun kadar su dolu bidonla beklediğim ve köşeden göründüğünde ürperip titreyerek doğrulduğum o akşam vakitleri bir daha hiç olmayacaktı... Sen varken her şeyim vardı yine saatlerce başım kitaplara gömülür,kendimi satırların arasında bir öykünün hüznüne kaptırırdım,her yeni bir kitaba başlarken,"bu biterse bir tane daha bulabilirmiyim"kaygısı beni sarardı...Neyse ki namı kitaplara sığmaz dostlar vardı,ve adını verdiğim bir sonraki kitabı ne yapar eder,bir yerlerden bulurlardı... Sen varken her şeyim vardı durup dururken koşmaya başlardık sokaklarda,eve vardığımızda da bir tas suyu kapmak için sabırsızlıkla sıra beklerdik,hiç yoktan gülerdik katıla devrile,yine sokaklar tank paletlerince metal dişlerle deşiliyordu ama o dişler çocukluğumuza işlemiyordu... Sen varken her şeyim vardı halojen ışıklı bir masam ve dolma kalemim yoktu ama gaz lambasının loşluğunda,Bir militan ciddiyetiyle;küçük elimi siper ederek sana dair acemi ve sonraları komik bile gelen şeyler yazardım... Sen varken her şeyim vardı ve sanırım yaşadığım zaman senin var olduğun zaman kadardı... ("sen varken"isimli yazımdan bir bölümdür) Bilâl Mardin
July 13
|
|
|
.wrote:
oy zilan
I. Yüzüne değen perçemin kıvrak ucuna iliştim bir müddet sustum öyle sen gülümsedin birden koptu içimde sokak çocuklarının cıvıltıları o nasıl bir gülüştür ki kuş kafileleri taşır gözlerimin buğultusuna böyle... Ağlamak laf mı şimdi ben gözlerimin ışıldağından akıyorum yüzüne dalıp giderken sanki mushaf-ı Şerif'in altın sayfalarına bakıyorum Kendimi kendimden azâde dudağındaki kıvrımın insafına bırakıyorum seni tanıyalı hayatın çürük tahtasına "bu kez belki tutar"diye bir çivi daha çakıyorum... Tabutum çivilensin zilan!... gözlerimden mil geçsin de nil nehri taşsın yanaklarıma yakınıma köreldim zilan! çok da uzaktayım uzaklarıma... II. Oy zilan... diline ipotek konmuş şairin mısrası Oy zilan... Bir yatağı bile olmayan "Yardım ve yataklıktan katli vacip köylülerin" bir vadide kurşunlara dizilirken hayalime yansıması Oy zilan... aşkın ve kardeşliğin iki çıplak nehir gibi bir kavşakta karışması Oy zilan... Bu kalbin kendinden kaçıp kendiyle barışması Oy zilan... Diyarbekir'den Gazze'ye Kâbil'den Nagasaki'ye Yüzleri yangın çocukların hiç bitmeyecek gibi gelen ağlaması...ağlaması...ağlaması... III. Bu günlerde herkes "Filistin'li" Vay sizi yalanları sevilesiceler!... vay gözleri oyulup birer bilye gibi ellerine verilesiceler!... vay kaçacak bir yer bulamayıp yerin karnına giresiceler!... Biz bir ömürdür Diyarbekir'liyiz Lice'liyiz Muş'luyuz Kafamız patlar Sıvas yangınlarında Öncesinde Amûdê'liydik üçyüz çocuğumuzu aynı ateşin alevlerine verdiydik "Madımak"deriz güler geçeriz otuzyedi destanımızı da yürek kitabımıza işler gideriz... "ısırgan otu"diye bir türkü vardır hani madımakrestoranda et yiyenlere armağan ederiz otun od ile sınanmasıdır bazen yaşam Yanarız da türkülerimiz çığırdaşır bir yandan Biz bizi yakanlardan çok daha mutluyuz... Biz bizi yakanlardan çok daha onurluyuz... Yakanlar en fazla onun-bunun kızak itleri Biz yananlar sa ULUORTA ORTADOĞUYUZ... NEFES ALIP VERMEK KADAR GERÇEK VE DOSDOĞRUYUZ... IV. "Ben cellatlarımdan daha uzun yaşayacağım" dediydi... tabure ayaklarının ucundan sekip tıngır mıngır devrildiydi O'nu asanlar şimdi nerede zilan? O'nu sorarsan; demin bunları yazmam için titreyen kadim elleriyle kalemi bana verdiydi... V. Oy zilan... Körler görsünler diye Oy zilan... sağırlar duysunlar diye Oy zilan... Beni seni görmeden de olsa varsın vursunlar diye Oy zilan... artık içimdeki çığlıkları sustursunlar diye yazıyorum... üzerime gelen panzerin ödlek şoförüne ithaftır yazıyorum... onun bunu bilmemesi tuhaftır yaşıyorum... bu yaşamdan sevdiklerim muaftır...
Feb. 26
|
|
|
mardin leewrote:
SLM
Dec. 11
|